Her insanın hayatının bir döneminde karşılaştığı boyun ağrısı, günlük yaşamı felç edebilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Özellikle kış aylarında artış gösteren bu şikayetlerin doğru yönetilmediğinde kronikleşerek boyun fıtığına zemin hazırlayabildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Hava değişimleri ve terliyken maruz kalınan soğuk hava vücuttaki ağrı hücrelerini harekete geçirerek ciddi kas tutulmalarına yol açabiliyor. Özellikle spor veya sauna sonrası vücut ısısını dengelemeden soğuğa çıkmak boyun ve bel sağlığını riske atmak anlamına gelebilir. Soğuk ve rüzgârlı havalarda özellikle atkı kullanımı boyun sağlığı için çok önemli” açıklamasında bulundu.
Soğuk havaların bağışıklık sisteminin yanı sıra doğrudan omurga sağlığını da etkilediğini söyleyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Soğuk havalar vücudumuzdaki ağrı algılayıcı hücreleri uyararak kasların hızla tutulmasına neden olurken, özellikle terli vücutla ani ısı değişimine maruz kalmak ağrı şiddetini artırıyor. Bu noktada atkı kullanımı sadece bir aksesuar değil, omurgayı ani şoklardan koruyan en önemli kalkan görevi görüyor” dedi.
Boyun ağrıları yaşam kalitesini düşürüyor
Hemen her bireyin hayatının belirli bir döneminde tecrübe ettiği boyun ağrılarının gündelik yaşamda en basit işleri dahi güçleştiren ciddi bir hareket kısıtlılığına yol açabildiğinin altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Başa, sırta ve kollara kadar yayılabilen bu ağrıların temelinde mekanik nedenler, boyun patolojileri veya psikolojik faktörler yatabiliyor. Özellikle gün boyu masa başında öne eğik çalışanlarda, uygun olmayan yastık kullananlarda veya ev işlerini sabit pozisyonda yapanlarda görülen mekanik ağrılar, yaşam kalitesini ciddi oranda düşürüyor” şeklinde konuştu.
Yaşlanmaya bağlı gelişen kireçlenme de boyun fıtığına neden olabiliyor
Boyun fıtığı ve kireçlenme gibi omurga hastalıklarının ise daha profesyonel bir yaklaşım gerektiren süreçler olabildiğini paylaşan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Boyunda omur kemikleri arasındaki disk dokusunun zamanla özelliğini yitirerek sinirlere baskı yapması sadece ağrıya değil aynı zamanda kollarda uyuşma, güç kaybı ve hatta yürüme bozukluklarına neden olabiliyor. Yaşlanmaya bağlı gelişen kireçlenmeler ve yaşanan travmalar da bu süreci hızlandırarak boyun yapısında kalıcı hasarlar oluşturabiliyor” diye konuştu.
Stres de boyun ağrılarını artırıyor!
Ağrının psikolojik nedenler dolayısıyla da yaşanabileceğini belirten Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Stres vücudumuzu olumsuz etkileyen bir durumdur. Stresliyken, kaslarımız farkında olmadan gerilir ve bu durum bel, boyun gibi ağrılara yol açar. Bu ağrılarda kişiyi daha sıkıntıya sokarak, bir kısır döngüye neden olabilir. Bu ağrılarda masaj, sıcak banyo ve egzersiz faydalı olur. Asıl faktör olan stres ortadan kaldırılmalı” dedi.
Boyun ağrınız geçmiyor, kolunuza yayılıyor, uyuşma ve güç kaybı yapıyor ya da yürümenizi zorlaştırıyorsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]