17 Ekim 1987’de Fransa’nın başkenti Paris’te yoksulluğun “insan hakları ihlali” olduğu iddiasıyla toplanan kalabalık bir grup, yoksulluğa karşı harekete geçilmesi çağrısı yaparak dünya çapında yankı uyandırdı. Bu hareketin ardından Birleşmiş Milletler (BM), 1992’de aldığı kararla 17 Ekim’i “Dünya Yoksullukla Mücadele Günü” olarak ilan etti ve bütün ülkeleri yoksulluğun hafifletilmesi için aktif rol almaya davet etti.
BM’nin belirlediği tema doğrultusunda, yoksulluğa karşı farkındalık oluşturmak için her yıl 17 Ekim’de etkinlikler düzenleniyor. Bu yılki tema, “Sosyal ve Kurumsal Kötü Muameleyi Sonlandırmak” olarak belirlendi. BM, yoksul insanların ötekileştirilmesine ve olumsuz söylemlere karşı durulması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, yoksulluğun etkilerinden kurtulmaları için yoksul insanlara destek olunması ve seslerinin duyurulması gerektiğini ifade ediyor.
IMF’nin raporuna göre, Afrika kıtası dünya genelinde en yoksul ülkelerin çoğuna ev sahipliği yapıyor. Örneğin, Doğu Afrika’da yer alan Burundi, dünyanın en yoksul ülkesi olarak öne çıkıyor. Diğer yoksul ülkeler arasında Güney Sudan, Malavi, Yemen, Sierra Leone, Orta Afrika Cumhuriyeti, Madagaskar, Sudan, Mozambik ve Nijer bulunuyor. Bu ülkelerdeki kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasıla rakamları, yoksulluğun acil bir şekilde ele alınması gerektiğini gösteriyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yoksulluğun dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen küresel bir sorun olduğunu belirtiyor. Ancak yoksulluğun önlenemez bir sorun olmadığını ve hükümetlerin insan odaklı politikalar izlemesi gerektiğini vurguluyor. Guterres, yoksulluğun sonlandırılması ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin gerçekleştirilmesi için toplumların ve devletlerin daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğini dile getiriyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]