Lojistik sektörü, dışarıdan bakıldığında ağır sanayiye göre daha düşük riskli görünür. Oysa depo ve dağıtım merkezlerinde iş kazası sıklığı yüksektir ve meslek hastalığı yükünün büyük bölümü kas-iskelet sistemi sorunlarından oluşur. Bu sorunlar bir anda ortaya çıkmaz, yıllar içinde birikir ve çoğu zaman kimse başlangıç noktasını kayıt altına almamıştır.
Depolarda en yaygın risk, elle yük kaldırma ve taşımadır. Yükün ağırlığı kadar, kaldırma sıklığı, gövdenin dönme açısı, yükün vücuda uzaklığı ve tekrar sayısı belirleyicidir. Günde yüzlerce kez tekrarlanan orta ağırlıkta bir kaldırma hareketi, tek seferlik ağır bir kaldırmadan daha fazla kümülatif hasar üretir.
İşe giriş muayenesinde kas-iskelet sistemi değerlendirmesi ve ağır yük taşıyacak personelde bel bölgesine ilişkin başlangıç kaydı, bu nedenle atlanmaması gereken bir adımdır. Yıllar sonra bel fıtığı iddiası gündeme geldiğinde, karşılaştırılabilecek tek veri bu kayıttır.
Forklift kaynaklı kazalar, depo ortamının en ciddi yaralanma nedenidir. Operatörün görme keskinliği, derinlik algısı, çevresel görme alanı, tepki hızı ve dikkat sürekliliği doğrudan güvenlik unsurudur. Bu nedenle operatör adaylarında göz muayenesi standart, psikoteknik değerlendirme ise sık başvurulan bir bileşendir.
Operatör dışındaki personel de risk altındadır. Yaya-araç ayrımının yapıldığı depolarda bile, işitme kaybı olan bir çalışanın yaklaşan aracı fark edememesi ciddi bir tehlike oluşturur. Bu nedenle gürültülü depolarda odyometri yalnızca gürültü maruziyeti için değil, güvenlik açısından da anlamlıdır.
Gıda ve ilaç lojistiğinde soğuk hava depoları ve şoklama alanları farklı bir risk grubu oluşturur. Uzun süreli soğuk maruziyeti dolaşım sistemi, eklemler ve solunum yolları üzerinde etkilidir. Raynaud fenomeni, kronik solunum hastalıkları, kontrolsüz tansiyon ve bazı kalp rahatsızlıkları bu ortamda kısıt gerektirebilir.
Kapalı yükleme alanlarında çalışan dizel araçlar, partikül ve azot oksit maruziyeti yaratır. Bu ortamlarda solunum fonksiyon testi ve akciğer grafisi başlangıç kaydı olarak değer taşır.
Yirmi dört saat çalışan dağıtım merkezlerinde gece postası standarttır. Gece çalışacak personel için işe başlamadan önce sağlık raporu alınması ve en geç iki yılda bir yenilenmesi gerekir. Bu grupta EKG, tansiyon ve açlık kan şekeri takibi öne çıkar; uyku bozukluğu ve metabolik sorunlar düzenli sorgulanır.
Yüksek raf sistemlerinde sipariş toplama, order picker araçlarıyla yapılır ve bu, tanım gereği yüksekte çalışmadır. Bu görevi yapacak personelde denge, bilinç sürekliliği ve görme değerlendirmesi ayrıca yapılmalıdır.
Lojistik, personel sirkülasyonunun en yüksek olduğu sektörlerden biridir. Buna bir de kampanya dönemleri, yılbaşı ve bayram öncesi yoğunlukları eklenir. İki hafta içinde yüz kişi işe alan bir dağıtım merkezinde, bu personelin tamamının muayenesinin işe başlamadan önce tamamlanması gerekir.
Bu hacim, süreci operasyonel bir soruna dönüştürür. Pratik çözüm, muayeneyi merkeze gitmek yerine tesise getirmektir. Tam donanımlı gezici iş sağlığı araçları akciğer grafisi, odyometri kabini, solunum fonksiyon testi, EKG ve kan alma ünitesiyle sahaya geldiğinde, yüz kişilik bir alım vardiya düzeni bozulmadan bir iki günde tamamlanabilir.
Depo ortamında şartlı uygunluk kararları sık verilir: “on beş kilogramın üzerinde yük kaldırmamalı”, “soğuk hava deposunda görevlendirilmemeli”, “yüksekte çalışmamalı” gibi. Bu kararlar yazıldığı halde vardiya planlamasına yansımadığında, rapor koruma sağlamaz.
Kurulması gereken mekanizma basittir: uygunluk kısıtları, kişinin görev atama sisteminde bir alan olarak tutulmalı ve vardiya planı yapan yönetici bu alanı görmelidir. İnsan kaynaklarının dosyasında kalan bir kısıt, sahada hiçbir işe yaramaz.
Depo ortamında sağlık gözetiminin en çok işe yaradığı nokta, elle taşıma risklerinin sistematik biçimde değerlendirilmesidir. Mevzuat, yükün elle taşınmasının kaçınılmaz olduğu durumlarda risk değerlendirmesi yapılmasını ve gerekli önlemlerin alınmasını öngörür.
Değerlendirmede bakılan unsurlar şunlardır: yükün ağırlığı ve boyutu, kavranabilirliği, dengesizliği, taşıma mesafesi, taşıma sıklığı, gövdenin dönme ve eğilme açısı, zemin durumu ve çalışma alanının yüksekliği.
Bu unsurlar iyileştirildiğinde, sağlık gözetiminin yükü de azalır. Raf yüksekliklerinin düzenlenmesi, yükseklik ayarlı çalışma tezgâhları, transpalet ve kaldırma yardımcılarının kullanımı, ağır paketlerin bölünmesi gibi basit müdahaleler; kas-iskelet şikâyetlerinde ölçülebilir azalma yaratır.
Depo kazalarının önemli bir bölümü, işe başladıktan sonraki ilk haftalarda gerçekleşir. Yeni personel, sahanın düzenini, araç trafiğini ve iş temposunu henüz tanımaz. Buna bir de doğru kaldırma tekniğini bilmemesi eklenir.
Bu nedenle işe giriş muayenesinin ardından verilen oryantasyon eğitimi kritik önem taşır. Muayenede kas-iskelet açısından risk taşıdığı belirlenen bir çalışan için, bu eğitimin daha ayrıntılı verilmesi ve ilk dönemde daha hafif görevlerde başlatılması makul bir uygulamadır.
Yılbaşı, bayram ve indirim kampanyaları dönemlerinde alınan geçici personel, sağlık gözetiminin en sık atlandığı gruptur. Çalışma süresinin kısa olması yükümlülüğü ortadan kaldırmaz; iki hafta çalışacak bir personel için de rapor gerekir.
Bu dönemlerde hızlı çözüm üretebilmek için alım takviminin önceden sağlayıcıyla paylaşılması ve grup muayene planının çıkarılması gerekir. Son anda yapılan talepler hem maliyeti artırır hem de işe başlama tarihini geciktirir.
Lojistik sektöründe sağlık gözetiminin değeri, tek bir kazayı önlemekten çok uzun vadeli yıpranmayı görünür kılmaktan gelir. Bel ve omuz sorunları, işitme kaybı ve metabolik bozukluklar yıllar içinde birikir. Başlangıç kaydı olmadan bu birikimin ne kadarının işe bağlı olduğu asla netleşmez.
Yüksek sirkülasyonlu bir yapıda bu kayıtları düzenli tutmak, ancak hızlı sonuç veren ve gerektiğinde tesise gelebilen bir hizmet modeliyle mümkün olur. Kendi laboratuvarı ve gezici İSG araçlarıyla çalışan yetkili bir OSGB örneği için satemisegirissaglikraporu.com.tr adresine bakabilirsiniz: satemisegirissaglikraporu.com.tr
Reklam & İşbirliği: [email protected]